14 şubat bugün. Namı değer sevgililer günü. Birbirine bu kadar uzak olan iki insan için bir anlamı yok kuşkusuz. Ama biliyorum uzak değiliz biz. Birbirine bakarken mahçup bakışlarını saklamaya çalışan iki pembe yanağız aslında. Birbirine anlatacak çok şeyi olan, lakin utangaçlıktan bir araya gelemeyen iki serseri. Yakınsın aslında bana, dolayısıyla birşeyler yazmam lazım bugün biliyorum. Bekliyorsundur heyecanla şimdi. Tamam bir… Read more →
yarın
yarin yeni bir yazı ekleyeceğim, yüreğim sıkıştırdı nefesim kesildi, düşündüm de belki sen anmıssındır… cuma günü burnumun dibindeyken nasılda sokulamadım yanına, anlatacak o kadar sey varken bir merhabalık nefesi bile bulamadım. o kadar dua etmiştim halbu ki konusayım diye ama yine olmadı, kızmıs olmalı ki rabbim o günki yagmurda sırılsıklam etti beni..:) halbuki zaten sırılsıklamdım sevgine. neden gözümde bu kadar… Read more →
seni yaşayamam ki böyle…
Ben seni sensiz de yaşarım sevdiğim. Seni sevmek, belki yalnızca beynimde bilinmedik bir patlama olarak kalacaktır, korkmuyorum… Ben seni sensizde yaşarım sevdiğim. Gün olur, sana çoğalırım, seni üretirim aynı güzelliğinle. Ve binlerce sen içimde, binlerce sevda… Her biri özleminle dağlayan gözlerimi. Her biri bana gelen, karanlığın ışıgı yırtması gibi, uykularımda. Gün olur, kahırlar bedenimi damla damla eritir, tükeniriz; içimdeki seninle… Read more →
heyy peri kızı..
heyy peri kızı, bilirim okursun bunları, bilirim…. bilirim çünkü bellidir gözlerinden. ama sen bilmezsin, bilemezsin bir bakışına bunca yıl hiçbir şeyden korkmaz sandığım yüreğimin nasıl titrediğini, yüzün düşecek diye, kaşın çatılacak diye nasıl korkup ezildiğini. bakamaz, sırtımı döner oldum. sen üzülme diye, o yay kaşlarını çatma diye. arkada bir yerlerde olsan da varlığını bilmek güzel güzel şey, kaşlarının çatılmasına neden… Read more →
Anlasana
Bir başka güne uyandım bugün Penceremin perdesini araladım usulca İçimi sardı yokluğun Gözlerime doldu sana dair izler Açtım pencereyi hızla Ve saçlarımı savuran rüzgara anlattım seni İçimi kasıp kavuran sessizliğe rağmen, senli cümleleri boğazıma dizdim birer birer Ve yine yuttum sensizliği Gelecek dedim, gelecek O an seni, sensizliği ve yine seni yaşadım Düşündüm saatlerce Saklandım yüreğimin kıyısına Ağladım sessizce İlgi… Read more →
ve sen başlamalısın artık..
Bir bilsen ne çok denedim gecenin koynuna sevdamı bırakıp gitmeyi,bir bebeği cami avlusuna bırakır gibi….Yine de dayanamadım seni üvey yüreklere emanet etmek düşüncesine… Kaç sefer düzenledim kendi içimde, seni kalbimden atmak için..Ama her gidiş aynı yöndeydi sana ulaşmak üzere… Anladım ki gözlerim rehindi gözlerinde….Aşkın zincirdi bileklerimde ve yüreğimde….Oysa bir görüşlüktü yüzün yıllara yetecek kadar….Bir dokunuşla erimek gibi imkansız,bir kıvılcımla tutuşu… Read more →
bu seferkinin başlığını sen yaz..
prenses merhaba . yaa ben ne diye prenses diyorsam sana. bildiğin cadısın işte… siyah bir pelerinin, kocaman bir burnun ve calısüpürgen olmasa da kocaman taş kesilmiş bir yüreğin var ve yaptığın nasıl bir büyüyse artık bu aptalın aklından cıkamıyorsun ne yapsamda olmuyor her gece öldürsemde içindeki seni zehirli elmalarıyla, küçük bir çoçuk koşup geliyor bayazlıkların içinden yakalayamadan daha küçük bir… Read more →
başlık yok ki işte
Yalan..
ya. yaz. yazı. yazıyo. yazıyor. yazıyorum… yazmıyorum leeen, saka yaptım, yırtıp attım adın karalanmış her kağıdı. siliyorum rüyalarımdan da yavaş yavaş, hem annem de söyledi artık sayıklamıyor muşum geceleri duyduğumda kalbimi durduran adını. resimlerini de yaktım sana dair yazdığım onlarca mektupla. sonbaharın getirdiği ilk rüzgara bırakacağım avucumda sakladığım kokunu ve ilk yağmurda ıslana cağım tepeden tırnaga, alsın toprağa diye gözlerimdeki… Read more →
o kadar çok isterdim ki..
o kadar çok isterdim ki, içimde ki seni öldürmeyi, büyümeden sevgin, bitirmeyi, ne öldürebildim seni, ne de son verebildim aşkına. anlamsızca ve zamansızca büyüdün bende, tanıdığım zaman seni, nerden bilebilirdim ki, seni seveceğimi. senli hayaller kuracağımı, nerden bilebilirdim ki, gecelerce sen diye yanacağımı, sevgin büyüdükçe bende, ölüyordum günden güne, söyleyemezdim sana, çünkü çok uzaktın bana, tuzaktın, çoğu kez soluduğun hava olmak… Read more →