Şiirlerim vardı,
biraz sana benzeyecek,
biraz sen kokacaktı.
ama muhteşem sözlerin,
.:)
kırdı kalemimi, yırttı kağıdımı.
beni üzmemek için,
kalemim kaçar oldu kağıtlardan.
elim ve kalem;
ezelin iki dostu,
ebedin iki ayrı düşmanı şimdi
ellerin değmesin diye soğuk bir ele,
sokulurken avucuma kalemim…
ne zamandır sırt sırta,
ayazlarda ellerim…
biliyorum inanmıyorsun, her seviyorum diyene
gelirken koşan
giderkende koşar
seviyorum ölüyorum diyen
belkide yarin kendisi olur sıkılıp giden
ama bir bilsen beni,
bir anlasan nasıl sevdiğimi.
elini tutabilmek için kaç eli ittiğimi
ugruna nelerden geçtiğimi…
ama anlamazsın…
biliyorum güzelsin
bir gülüversen kaç kişiyi sıraya dizersin
ama bilmezsin ki
kiminin kaçıncı sevgilisi
kiminin gönül eğlencesisin
yine de sen bilirsin
sen bilirsin…
vaz geçmeyeceğim ama, bunu da bilesin…
çünkü sen sadece hoş bir bayan değil,
bu gönülde ayakkabısını düşürüp giden
bir külkedisisin..

