Prenses merhaba. Uzunca bir zamandır yazmak istiyordum sana ama bir türlü olmadı. Komşuların bahçelerindeki erik ağaçlarına dadanan çocuklar gibi ceplerime tıka basa doldurduğum kelimelerim seni her gördüğümde delinen ceplerimden saçıldı yerlere. Ceplerimden dökülen kar beyazı kelimelerin ayazı vuruyordu Ankara sokaklarına kimseler bilmedi. Nefesleri kesen soğuğu kış tan bildi herkes, hasretinin Ankara’yı dondurduğunu kimse bilmedi. En çok da ellerim üşüdü prenses. Yokluğunda çok üşüdüm, kar da yağdı saçlarıma. Ak düşmüş diye alaylar ettiler, ak değil aşk düştü dedim, kimse anlamadı. Sen düşmüştün içime,, kimse anlamadı.
Bi zaman sana çokça yazayım dedim hem de her gün. Anlatayım her günümü, dertleşeyim hayalinle dedim. Olmadı… Kayıtsız kaldığın her gün biraz daha kırdı kolumu kanadımı.
Prenses, geçen Salı dosyamı çaldılar okulda, içinde bi kaç önemsiz not ve benim için çok değerli olan bir şey vardı. Senin için karaladığım bi kaç satır ve minik bi şiir çalışması vardı. Umarım dosyayı götüren seni tanımıyordur, bi kaç dengesizin seni üzmesini istemem. Neyse sağlık olsun ben sana daha ne şiirler yazarım. Ama keşke, bu sözleri buradan değil de yanında gözlerine nazır, bir bulutun üzerinde ayaklarım yerden kesilerek okuyabilseydim.
Prenses, nasıl hastayım bilemezsin. Bir baş ağrısı bi ateş inanamazsın. İnan senin bunları okuyabilme ihtimalinin verdiği güç olmasa kolumu kaldırmıyorum. Yârin gelemem belki okula ama seni görebilmek için gelmeye çalışacağım. İnşallah gelebilirim ve inşallah ikimizde bu utangaçlığımıza bi son verebiliriz.
Prenses, belki Pazar akşamı bi problem olmazsa sana gelebilirim, belki 10 bilemedin 11 gibi. Belki kornaya basarım bi kaç kez geçerken kapınızdan. Belki sana karşı cesaretimi tekrar toplayabilmem için bi kaç sudan sebep ararım sokaklarda. Belki sende içindeki çekingenliği kırıp, bi kaç saniyeliğine balkona çıkarsın. Belki o cesaretle sana mesaj bile atabilirim kim bilir.
Ya da…
Çıkıp karşına yine, seviyorum demeliyim delikanlıca, ama bu sefer tutup kolundan sıkıca, -ya sen, ya sen,,, diye sormalıyım. Belki de kim bilir.
Neyse, inşallah görüşürüz yârin, hoş çakal şiir gözlüm iyi geceler…

