İyi ki doğdun..

 

Günlerden 17 Mart, önemli bir gün. Yeni bir yaşına daha girdin artık perikızı.

Belki şimdi arkadaşlarınla bir mekan da gönlünce eğleniyorsun, kaptırmış kendini müziğin notalarına aman sabahlar olmasın diyorsun. Belki de evde ailenle beraber kutluyorsun yeni yaşını. Belki de hediyelere boğdu seni sevdiklerin, heyecanla onları açıyorsun. Ya da belki de uzandın yatağına gözlerini tavana dikmiş beni düşünüyorsun, kimbilir senden başka.

Bense masamda bir kağıt bir kalem bir de üzerinde iyi ki doğdun yazan mesaj hanesi açık bir telefon, sana bu satırları yazıyorum. Gönder tuşuna basamıyorum bir türlü, bu duyguyu anlayabilirmisin.

Dünyanın en güzel hediyesini vermek isterdim sana. Neler düşündüm, neler geçti aklımdan bilemezsin. Karşıma çıkıpta kafama atamayacağın şeyler bulmaya çalıştım uzun süre. Sonra, kimsenin alamayacağı şeyler olmalı sana hediye edilmesi gereken şey diye düşündüm. Kafama atsan da acıtmayacak türden yani. Evinin önüne güller dökmek geldi aklıma önce, sonra tüm apartmanın içini kırmızı balonlarla doldurmak.

Çok çocuksu geldi değil mi, gülme !!!

Belki birileri görürde bunları sana yorar, canını sıkar diye düşündüm, vazgeçtim. Ama en sonunda sana verilebilecek bi hediye bulmuştum perikızı, içimdeki “bu ne cürret lan” diyen sana ve “kimsin ki sen onun için” diyen bana inat. Yazmayacaktım bur da, düşünmüyordum bunu ama yazmak herhalde doğru olan. Belki bir daha ki doğum gününde yaşamıyo olabilirim yada….

Prenses, eğer yer bildirimi yapsaydın bu akşam. Bulunduğun yere ellerinde çiçeklerle küçük çocuklar gönderecektim. Şu sokaklar da dolananlardan. İyi ki doğdun prenses abla diyeceklerdi sana teker teker. Ve belki garsonları kafalayabilirsem tüm salon eşlik edecekti çocuklara. Komik gelmesin sana ne olur inan bekledim ta ki bu satırları kaleme almaya başlayana kadar. Sanırım artık çok geç. Yer bildirimi yapsan bile ne açık çiçekçi bulabilirim artık, nede sokakta dolanan çocukları. Neyse, sağlık olsun napalım.

Belki, bir cumartesi öğleden sonrası bir ahmak ıslatan yağmurunun ıslattığı iki ahmak olarak tesadüfen karşılıveririz bir esnafın tentesi altında. Birbirimize bakakalırız öylece ıslanmış gözlerle. İşte o zaman belki söküp kalbimi hediye ederim sana.

Yüzünde kocaman gülücükler açtıran hediyeler veremedim sana bu gün belki ama, bu gün yine düşündüm seni ve yine çok sevdim her zaman ki gibi.

Doğum günün kutlu olsun perikızı, iyi ki doğdun, iyi ki varsın. Sevdiklerinle hep mutlu olacağın nice senelere….

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *

Copy Protected by Chetans WP-Copyprotect.