elveda…

Merhaba… En afillisinden kocaman bir merhaba. Elveda demenin metaforu olsun bu sefer bu merhaba. En azından benim için. Tek taraflı bir elveda. Toplayıp yıldız gözlerine dair yazılan tüm cümleleri gitmek zamanı bana şimdi. Tüm edebimle bana yakışan bir elveda. Daha da durmamalıyım istenmediğim yerlerde. Efkârlarımı bırakıp bir sokak lambası altına, seni ilk gördüğümde yitirdiğim neşemi ve kahkahalarımı aramalıyım yalın ayak ayaz ankara sokaklarında.

Hiç kızmıyorum sana biliyormusun. Ne suçun varki bu kadar güzel olmaktan başka. Belkide ben bi türlü hak edemedim seni. Yeteri kadar uğraşmadım, belki de ayaklarına kapanmalıydım, önünde diz çökmeli yollara adını yazmalıydım. Bir saniyen bile geçmemeliydi bensiz, tüm zamanlarının içinde bende olmalıydım belki dövdüğün belki sövdüğün. Olmadı işte. Utandım, çekindim, hiç ışık göremediğim bi yolda yürümek ürküttü belki de. Korktum. Çünkü sen kaşlarını her çattığında Zeus yıldırımlarını gönderiyordu küçücük dünyama. Olmadı yapamadım. Yaptıklarımsa yetmedi bi küçücük merhabana. Ne mi yapmıştım prenses. Bi kamu kurumunun bilği işleminde çalışıyordum ben eskiden, bi gün müdürün şifreleriyle server den seni aramıştım. Kayıt tutulduğu için yakalanmam uzun sürmemişti. Hiç aram düzelmedi o müdürle artık bili yomusun, belli ki onunda canını sıkmışlardı bu durum için. Artık her pis iş benimdi, bigün okula da gidemezsin artık deyince imzaladığım istifamı koyup masasına çıkmıştım. Seni görmeme kimse engel olamazdı. Ben uzunca bi süre ailemden para almamıştım bili yomusun çok pis koymuştu işsizlik, parasızlık ama olsun sen vardın ya her gün okulda yeterdi bana. Son sene bilerek bi ders bırakmıştım en seçmelisinden, bitmemeliydi okul bitmemeliydin sen.  Hocalarla samimi olmamak lazımmış, finaline boş kâğıt verdiğim dersten geçince anladım. Bir de gülümseyerek hadi yine iyisin demez mi? Ondan sonra ki yıl varya prenses, mezundum ben. Sırf seni görebilmek için bir yıl okula geldim hala dersim varmış gibi. Seninkine benzer bi ders programı yapmıştım kendime, pek bilen yoktu geriside umrumda değildi zaten. Geçti o yılda öylece. Evdekilere de kursa gidiyorum demiştim tabi kurs falan hikâye, umarım affederler beni birgün. O yıl bi kaç iş teklifi bile almıştım biliyormusun. Gitmedim, gidemedim, sen okuldayken ben nasıl giderdim. Engel olmaya çalışanlar oldu, unut diyenler. Sonra kızdım herkese kim varsa kırdım kalbini unut onu diyen. Sonra ayrı eve çıktım kimse olmamalıydı beni engelleyen kimse görmemeliydi gözyaşlarımı ve seni anlatan satırlarımı. Ama olmadı işte.

Şimdi üzülmüyorum desem,,, yalan. Ama alıştım yokluğuna be prenses. Çok koymaz artık kanımca,,, umarım… Eski kitaplarımı çıkarır tekrar okurum belki, yeni alışkanlıklar edinirim belki. Belki eski dostlarıma ulaşır af dilerim onlardan, başım önümde yanlarına gider sarılmalarını beklerim ağlayarak. Olmadı lafı çok koyacak ama olsun, napalım artık. Belki körü körüne severken seni geri çevirdiğim kızlardan bi kaçının numarasını bulurum, ararım belki. Bi sen olamazlar belki ama olsun bende eski ben değilim zaten. Belki sahip çıkarlar senin sahip çıkamadığın satırlara. Radyoda çalan efkârlı bi şarkıda, sayende başladığım sigaraya eşlik ederler hayalleriyle. Belki de adlarını yazarım buğulanan camına odamın. Sonsuza dek böyle kalıcak değilim yaa. Kim bilir belki mutlu bile olurum ha.

İnşallah sende kavuşursun beklediğine, beklediğin her ne ise. Umarım sende mutlu olursun. Seversin birini. Seversen birini eğer ben gibi bekleme olur mu çekinme utanma git söyle hemen, ben gibi olma sonra. Sonrada paylaş herkezle olur mu belki bende duyar birilerinden sen mutlusun diye mutlu olurum.

Gidiyorsun artık diye bütün yazıları silecektim prenses. Kaldıracaktım bloguda. Vazgeçtim ama sen bıraktın diye bende mi bırakmalıydım onları. Kıyamadım. Şimdi yazıcam yine bloğa ama bu sefer sensiz. En kısa sürede adını silip bütün metinlerden tekrar paylaşıcam okumak isteyenler için.  Ve duyuracam herkeze ki okusun prenseslere sevdalı bütün ömerler. Sende okuyabilirsin tabi ki, lakin adının olması gerken yerlerde başka adlar görürsen üzülme olur mu? Sonuçta sende bi yabancısın artık onlara.

Bir yazı gördüm bugün, mutlu etti beni zamansız. Kadının prenses olduğu yerde erkek adam gibi adamdır yazıyordu. İltifat oldu bana sanki, sonuçta prensesimdin sen benim yıllarca.

Neyse uzatmamalıyım artık. Kendime verdiğim sözü yerine getirmeliyim ve unutmalıyım seni. Hoşcakal perikızı, hoşcakal prenses. Bi şairin de dediği gibi, belki bir gün tekrar karşılaşırız seninle bir şiirin satır aralarında, kimbilir…

 

Hoşcakal.

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *

Copy Protected by Chetans WP-Copyprotect.