Bul Beni Artık..

Ne zaman yalnızlıktan yazmaya kalksam gidişin şekilleniyor beynimde. Her yer bir anda kararıyor. Titreyen bir mum alevinin altında, kesik kesik geliyor anılar gözlerimin önüne.
Aslında daha uzun bir geçmişe sahipti gidişin. Ne zaman başladı bu serüven hatırlamak güç. Hali hazırda bekleyen fırtınalarım vardı oysa. Dolu-dizgin sevdalarım. Oturur saatlerce yazardım. Bazen sadece maviye yazardım. Bazen bir bakışa binbir anlam yükleyip öznesiz mısraları sıralardım farkında olmadan.
Buldum dediğim anlarımda kaybetmiş olmalıyım seni. Yoksa bir insan bu kadar eksilebilir mi? Gördüğün gibi hala yazıyorum. Aslına bakarsan gidişin daha çok ilham verdi bana. Bir sigara yakıp, kalemi kağıdı aldığımda elime öyle pervasızca dökülüyor kelimelerim parmak uçlarımdan. O çok sevdiğim maviye küsüp vazgeçtim çoğu kez methiyeler düzmekten. İnceden bir sitem saklayıp satır aralarıma, nasıl olsa okunur bir gün diyerek seyre daldım kağıtla kalemin dansına. Dediğim gibi çoğu kez kaybettim öznemi. Yüreğimdeki ağırlığı bırakıp parmak uçlarıma yazdım şuursuzca..
Unutmak işin kolayıydı kanımca. Unutmaya çalışmadım. Uğruna ölmeyi bile düşünmedim mısralarımda. Uğruna ölünecek biri için yaşadığımı yazdım hep. Ben bir bakışına sayfalarca anlam yüklerken, sen aşka kestirmeden gittin. Bir aşkın özetini bırakıp avuçlarıma.
Yazdıkça susuyordum aslında. Susuyordun. Susuyordum. Ama susacaklarım bitmiyordu. Yüreğimin ücralarında derin bir sızı hissedip sigaramın dumanında ararken buldum bazen kendimi. Yoktun. Hiç olmadın aslında. Karanlığın ne olduğunu göstermeden tüm ışıklarımı söndürüp hiç yokmuş gibi düştün yüreğimden.
Artık zaman o koca boşluğu mısralar ile doldurma zamanıydı. Bıkmadan, usanmadan bir nokta olmaktan ötesi olmaya çalıştım hep.
Yazık. Yazdıkça büyümüş yalnızlığım. İç çekişlerim hafifletmemiş yangınımı. Nicedir yaptığım gibi hasretinle devirdiğim her günün sonunda o çok sevdiğim maviyi doldurup ceplerime usul usul iniyorum sahneden. En sessiz halimi takınıp gizleniyorum mısralarımın arasına..
Şimdi avazımın çıktığı kadar susuyorum. Haydi. Duy. Ve bul beni..

Bul beni artık, kalemin kağıtla muhabbetine son versin ellerim. Kağıdı gözlerin olsun, kalemi dudaklarım. Gözlerine bakıp dökülsünler dudaklarımdan usulca. Ağır ağır, usul usul, o koskoca sevdana yaraşırcasına. Sonra al bu ruhunu sana çoktan teslim etmiş bedeni, ister çöle vur, ister at bir okyanusa; ister prensesi olduğun gecelerde hapset tahta bir koltuğa. Sonra, bittiğinde her şey, çıkıp giderken evine, şemsiye yap istersen başına ya da atkı olsun üşüyen boynuna. Şikayet et seni kızdıran ne varsa aklında, konuşmak istiyorsan hani ben razıyım hiç susma. İster vur, ister kır, ister geçir tüm dişlerini koluma, ah etmem, ahh etmem bilirsin nasılsa.

Yok mu yüreğinin burkulduğu bir an, hüznünün gökyüzünü kapladığı, ansızın farkında olmadan sen, nefesini kesen bir iç çekiş, gözünde bir buğu, sesinde bir titreme. Yok mu koskoca yüreğine bu dünyanın dar geldiği bir an. Hadi bul beni. Bul beni o zaman.

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *

Copy Protected by Chetans WP-Copyprotect.