Korkuyorsun, biliyorum, çünkü bende korkuyorum. Anlamsız duygular kaplıyor içimi, kendime yabancılaşıyorum, kontrol edemiyorum davranışlarımı. Bazen bir sevince bürünüyor, bazense tam bir karamsar oluyorum. Halden anlayan arkadaşlarımın telkinleri olmasa çoktan dağılmıştım, biliyorum.
Kızıyorlar bana, biraz da sana. Amma taş kalpliymiş diyorlar senin için, hiç olmazsa bir selam vermeli diyorlar. Bazen cevap veremiyorum, bazen de takas ettik biz diyorum. Değiştik ondaki gözlerle bendeki kalbin yerini. İşte o günden beri ne o doğru dürüst görebiliyor beni, ne de ben doğru dürüst yaşayabiliyorum diyorum. Salak diyorlar bana sonra… sonra susuyorlar ama. Susuyorlar… bazen gaza getiriyorlar beni bir hışımla kalkıyorum ama bazı adımları atmaya cesaret edemiyorum. Okkalı bir tokat atsan inan soğuk bakışların kadar canımı yakmaz, insanın içindeki yara dışındakinden daha çok acıtıyormuş, bu derde düşmeyen anlamaz.


