Soğuk bir Ankara gecesi gibiydi bakışların. Dilinden çıkan her harf; Sivri bir buz parçası gibi saplanıyordu suratıma. Hava ayaz, gök karanlık, şehrin urbaları ıslak… Papuçlarından sızıyordu erimiş kar taneleri, Kızılayın sokaklarına. Aklın yerinde değildi fikrimce. Bağırtılarını dinlerken hiç olmayan vapur saatlerini kaçırıyordum mesela. Paçası yırtık şekilde sekiyordu yelkovan ömrümün üzerinde, Daralıyordu mekan, Yavaşlıyordu zaman. Heybetli bir çınar ağacı gibi görkemli… Read more →
Özlemişim.
Özlemişim,,, Konuşmayı senle. Gülmeyi, Hatta susmayı… Konuşmadan gözlerine bakmayı.. Yanında olmayı özlemişim, Güldüğünde nefesinin yüzüme vurmasını, Dağılmasını saçlarının, Uçuştuklarında; yüzünden toplamanı. Şımarıklığını, yaramaz küçük bir çocuk gibi, Sonra kokunu Dokunmayı saçlarına. Sarılmayı, Öpmeyi.. .. Özlemişim Ben seni özlemişim.. .. Özlemişim, Hem de taa iliklerime kadar. Ne deniz kokun eksilmiş, Ne de gözlerindeki gökyüzüm. Lakin, içimde kocaman bir geç kalmışlık var.. Read more →
Yarım Yamalak..
Sen gittin. . Tümlüğümü yitirdim! Şimdi her şeyim yarım yamalak. Ne bir sigara içebiliyorum izmariti tükenene kadar; Ne de çayımı son bir yudum kalana kadar. Papatyalar intihar ediyor yokluğunda, Küfrediyor dudaklarım, beraber söylediğimiz şarkılara! Seni benden uzaklaştıran kaldırımlara… Gidişin batsın ey yar! Söyle; hangi ilaç iyi gelir, Yar sancısına ? Read more →
Dön İsterdim..
Bu gün fark ettim sakalımdaki ilk beyazı, Demek ki ilkbahar çoktan bitmiş, yaz geçmiş. Farketmeden ömrümün sonbaharı gelmiş.. Sonra; Büyüdüğümü fark ettim. Pamuk şekerler eskisi kadar tatlı değildi. Gülümsediğim de gökkuşağı yerine, kara kışlar görüyordum insanların yüzlerinde. Ellerini tutup; Bir sıkımlık canıma buyur ettiğimde: Eskisi gibi içten gelmiyordu hiçbir kucaklaşma! Zoraki tebessümler dudaklarda. Sonra; Ve sonra; Büyümüşüm işte beş… Read more →